Mersin’de tarımın bugünü ve geleceği, bu yıl 5’incisi düzenlenen “Üretmezsek Tükeniriz” konferansında masaya yatırıldı. “Jeopolitik Kırılmaların Eşiğinde Tarımın Geleceği” başlığıyla gerçekleştirilen buluşmada konuşan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, tarımın göz ardı edilemeyecek kadar hayati bir alan olduğunu vurgulayarak, “Tarım denilince akla Mersin gelir” dedi.
Konuşmasına Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarında hayatını kaybedenleri anarak başlayan Seçer, bu acı olayların yalnızca güvenlik değil, aynı zamanda derin bir sosyal sorun olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Ardından tarım başlığına geçen Seçer, Türkiye’nin bir tarım ülkesi olarak kurulduğunu ancak yıllar içinde bu alandaki ağırlığın zayıfladığını belirtti. Tarımın milli gelir içindeki payının düşmesine rağmen toplumsal etkisinin azalmadığını ifade eden Seçer, her dört kişiden birinin doğrudan ya da dolaylı biçimde bu sektörden geçimini sağladığını hatırlattı.
Tarımın yalnızca üretim değil, aynı zamanda yaşamın devamlılığı anlamına geldiğini dile getiren Seçer, güçlü bir toplumun ancak güçlü bir üretim altyapısıyla ayakta kalabileceğini söyledi. Dünyada yaşanan savaşlar, lojistik kırılmalar ve enerji krizlerinin doğrudan tarımı etkilediğine dikkat çeken Seçer, merkezi yönetimlerin bu gelişmeleri önceden öngörerek tedbir alması gerektiğini vurguladı. Aksi halde tarım gibi yaşamsal sektörlerin sürdürülebilirliğinin büyük risk altına gireceğini ifade etti.
Mersin’in tarımsal potansiyeline de dikkat çeken Seçer, kentin yüz ölçümünün yaklaşık yüzde 20’sinin tarıma uygun olduğunu, farklı iklim ve ürün çeşitliliği sayesinde çok güçlü bir üretim kapasitesine sahip bulunduğunu anlattı. Anamur’dan Tarsus’a, Mut’tan Çukurova’ya kadar her bölgenin ayrı bir üretim değeri taşıdığını belirten Seçer, doğru planlama ve doğru yatırımla Mersin’in tarımda çok daha güçlü bir noktaya taşınabileceğini söyledi.
Konferansın en dikkat çeken başlıklarından biri ise Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal destek bütçesi oldu. Seçer, geçtiğimiz yıl 215 milyon lira olan tarımsal destek tutarının bu yıl yüzde 71 artırılarak 367 milyon liraya çıkarıldığını açıkladı. Belediye bütçesindeki genel artış oranının bunun çok altında kaldığını belirten Seçer, bu farkın tarım alanındaki ihtiyaçların ne kadar büyüdüğünü açıkça gösterdiğini ifade etti. “Tarım destekleri bizim için sosyal politikadır” diyen Seçer, üreticiye verilen desteğin yalnızca ekonomik değil, doğrudan toplumsal bir sorumluluk olduğunu kaydetti.
Seçer, Büyükşehir’in sadece çiftçiyi değil, arıcıdan balıkçıya, küçükbaş yetiştiricisinden hayvancılıkla uğraşan kırsal ailelere kadar üretimin her halkasını bildiğini ve desteklediğini söyledi. Boru, fide, fidan, yem ve hayvan desteğinden kırsal kalkınma projelerine kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmaların, oy hesabıyla değil sürdürülebilir üretim anlayışıyla yapıldığını vurguladı. Özellikle “Hadi Gel Köyümüze Destek Verelim” projesinin kırsalda sermayesi olmayan aileler için kalıcı bir geçim kapısı açtığını anlattı.
Konferansta söz alan MTSO Başkanı Hakan Sefa Çakır da tarımın artık yalnızca üretim konusu değil, stratejik bir güç alanı haline geldiğini belirtti. Uzman konuşmacılar Açıl Sezen ve İrfan Donat ise dünya ekonomisindeki kırılmalar, enerji maliyetleri, iklim krizi ve tedarik zinciri sorunlarının tarıma etkilerini değerlendirerek, Mersin’in lojistik ve üretim avantajına rağmen katma değerli üretim ve markalaşma alanında daha fazla adım atması gerektiğine dikkat çekti.



