Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Cumhuriyet Gazetesi’nden İklim Öngel’in sorularını yanıtladı. Röportajda belediyelerin merkezi idareyle ilişkilerinden siyasi transferlere, CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalardan yerel yönetimlerin iktidar hedefindeki rolüne kadar birçok başlık gündeme geldi.
Başkan Seçer, belediye başkanlarının hem kentlerine hizmet etmek hem de Türkiye’nin içinde bulunduğu tabloyu halka anlatmak gibi önemli bir sorumluluğu olduğunu belirtti. CHP’li belediyelerin 2019’dan sonra ortaya koyduğu performansın kamuoyunda güçlü bir karşılık bulduğunu söyleyen Seçer, “CHP iktidarına kapı açan anahtar belediye başkanlarıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Merkezi idarenin belediyelere yaklaşımında adalet sorunu olduğunu savunan Seçer, Cumhur İttifakı belediyeleri ile muhalefet belediyeleri arasında kamu kurumlarıyla ilişkilerde ciddi farklar bulunduğunu ileri sürdü. Muhalefet belediyelerinin en basit bürokratik işlemlerde dahi sonuç almakta zorlandığını ifade eden Seçer, bunun yalnızca belediye başkanlarını değil, hizmet bekleyen vatandaşları da mağdur ettiğini vurguladı.
Son dönemde belediye başkanlarının parti değiştirmesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Seçer, bu konunun siyasi ahlak meselesi olduğunu söyledi. Siyasi Ahlak Yasası’nın çıkarılması gerektiğini belirten Seçer, seçilmişlerin kolayca parti değiştirmesinin doğru olmadığını ifade etti. “Taşıyıcı kolon partidir” diyen Seçer, belediye başkanlarının seçildiği siyasi yapıya karşı sorumluluğu bulunduğunu dile getirdi.
CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar ve soruşturmalar konusunda da konuşan Seçer, belediye başkanlarının olağan temaslarının dahi suç şüphesi gibi yorumlanabildiğini savundu. Başkanların görevlerini baskı altında yürüttüğünü belirten Seçer, buna rağmen belediye başkanlarının korkuya teslim olmadan hizmete odaklanması gerektiğini söyledi.
Kendisinin herhangi bir korkusu olmadığını ifade eden Seçer, kamu kaynaklarının kullanımı konusunda ahlaki sorumluluğun önemine dikkat çekti. “Çocuklarımın kursağından bir kuruş haram lokma geçmedi, geçmez” diyen Seçer, devletin tek kuruşuna dahi tenezzül etmeyen bir anlayışla görev yaptıklarını belirtti.
Röportajda yerel yönetimlerin siyasi etkisine de dikkat çeken Seçer, büyükşehir belediye başkanlarının kırsalda sosyal politikalar uygulayabildiğini, altyapı, üstyapı ve tarımsal desteklerle vatandaşla güçlü bağ kurduğunu söyledi. Seçer’e göre bu durum, bir siyasi parti için en büyük güçlerden biri haline geldi.
CHP’nin oylarını artırması için yalnızca savunmada kalmaması gerektiğini de belirten Seçer, partinin Türkiye’nin temel sorunlarını ve çözüm önerilerini daha güçlü anlatması gerektiğini ifade etti. Ekonomi, adalet ve huzur başlıklarının topluma güven verecek şekilde anlatılması halinde iktidar yolunun açılacağını dile getirdi.
Siyasetin finansmanı konusuna da değinen Seçer, bu alanın daha şeffaf hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Belediyelerin siyasetin finansman kaynağı gibi gösterilmesini doğru bulmadığını söyleyen Seçer, bu tartışmanın yalnızca belediyeler üzerinden değil, tüm kamu kaynakları açısından ele alınması gerektiğini ifade etti.
Başkan Vahap Seçer’in açıklamaları, yerel yönetimlerin Türkiye siyasetindeki ağırlığını, CHP’li belediyelere yönelik baskı tartışmalarını ve siyasi etik ihtiyacını yeniden gündeme taşıdı.