Mersin Milletvekili Talat Dinçer, Arslanköy’de Berus Maden İşletmeleri A.Ş. tarafından işletilen maden sahasının genişletilmesi projesine karşı harekete geçti. Konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıyan Dinçer; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle dört ayrı yazılı soru önergesi sundu. Dinçer ayrıca konunun tüm detaylarıyla incelenmesi için bir Meclis araştırma önergesi de verdi.
Arslanköy Haritadan Silinme Tehlikesiyle Karşı Karşıya
Hazırlanan projeye göre, halihazırda 23,77 hektarlık ruhsatlı alanda çalışma yürüten şirketin, faaliyet sahasını yaklaşık 22 kat artırarak 510 hektara çıkarmayı hedeflediği belirtildi. Bu denli büyük bir genişlemenin Arslanköy Mahallesi’nin neredeyse tamamını kapsayacağına dikkat çeken Dinçer, bölgedeki yaşamın sona erme riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Konunun ciddiyetine değinen Dinçer, “Bu genişleme, Arslanköy Mahallesi’nin neredeyse tamamını kapsayacak ölçekte bir tahribat riski taşımaktadır. Planlanan maden sahası, ormanlık alanları, tarım arazilerini, mera vasıflı alanları ve köyün su kaynaklarını doğrudan etkilemektedir” ifadelerini kullandı.
“ÇED Gerekli Değildir” Kararına Sert Tepki
Devasa bir alana yayılacak maden projesi için verilen “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) gerekli değildir” kararı, sürecin en tartışmalı noktası oldu. CHP’li Dinçer, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a yönelttiği sorularla bu kararın hangi bilimsel verilere dayandığını sordu. Madencilik faaliyetlerinin bölgedeki ekosistemi geri dönülemez şekilde tahrip edeceğini belirten Dinçer; orman kaybı, su kaynaklarının kirlenmesi, toprak kaymaları ve biyolojik çeşitliliğin yok olması gibi felaketlerin kapıda olduğunu savundu.
Şirketin Yapısı ve Vergi Durumu Mercek Altında
Milletvekili Talat Dinçer, sadece çevresel etkileri değil, işin ekonomik ve idari boyutunu da sorguladı. İlgili bakanlıklara yöneltilen soru önergelerinde şu kritik başlıklar öne çıktı:
Bölgeyi tehdit eden proje için “ÇED gerekli değildir” kararı hangi bilimsel gerekçelerle alındı?
Söz konusu maden şirketine kamu tarafından herhangi bir vergi teşviki, istisna veya destek sağlandı mı?
Şirketin son 5 yıla ait vergi ödeme performansı ve borç durumu nedir?
Çıkarılan maden yurt içinde işlenerek katma değer mi yaratılıyor, yoksa ham madde olarak mı ihraç ediliyor? İhraç ediliyorsa hangi ülkelere gönderiliyor?
Madenin ton başına satış fiyatı ne kadardır?
Şirketin ortaklık yapısı nasıldır ve hissedarları kimlerdir?




