Mersin’de çocukların gelişimini destekleyen sosyal projelere bir yenisi daha güçlü bir ilgiyle karşılık buldu. Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından Huzurkent’te hizmete açılan Çocuk Kampüsü, daha ilk 3 ayında 4 bin 76 çocuğa ulaşarak bölgenin yeni çekim merkezlerinden biri haline geldi. Günlük 500 kişilik kapasiteyle hizmet veren kampüs, yalnızca çocuklar için değil, aileler için de yeni bir buluşma alanı oldu.
Toroslar, Mezitli ve Silifke’nin ardından hizmete giren 4. çocuk kampüsü olan Huzurkent Çocuk Kampüsü, Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteriyor. Kampüste 1-14 yaş aralığındaki çocuklara yönelik hazırlanan 9 farklı atölye ile sosyal, duyusal, bilişsel ve motor gelişimi destekleyen etkinlikler düzenleniyor. Böylece çocuklar hem eğleniyor hem de yeteneklerini keşfetme fırsatı buluyor.
Anne-çocuk oyun atölyesinden masal dramaya, doğa ve resim hobisinden dansa, müzik ritimden akıl ve zekâ oyunlarına kadar uzanan geniş içerik, kampüsün en dikkat çeken yanlarından biri oldu. Tasarım ve robotik kodlama ile yaratıcı mutfak atölyeleri de çocuklara farklı alanlarda deneyim kazandırıyor. Her biri 6 hafta süren bu atölyeler sayesinde çocuklar ister farklı alanlara geçebiliyor ister aynı etkinlikte kendini daha fazla geliştirebiliyor.
Kampüsün bölgeye kattığı değer yalnızca çocuklarla sınırlı kalmadı. Çocuklarını etkinliklere getirip götüren aileler de burada bir sosyalleşme zemini buldu. Özellikle anneler için Huzurkent Çocuk Kampüsü, günlük hayatın rutininden çıkabildikleri, birbirleriyle iletişim kurabildikleri yeni bir alan haline geldi. Bu yönüyle kampüs, Huzurkent’e sosyal ve kültürel anlamda yeni bir hareket kazandırdı.
Birim Sorumlusu Rehber Öğretmen Çilem Özkan, kampüsün açıldığı günden bu yana bölgeye farklı bir dinamizm getirdiğini belirterek, burada tamamen çocuk odaklı çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Özkan, verilen eğitimlerle çocukların öz farkındalık ve özgüven kazandığını, ailelerin de kampüsü bir sosyal destek alanı gibi gördüğünü söyledi.
Velilerin ve çocukların ifadeleri de kampüsün bölgede nasıl bir karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Aileler, daha önce çocuklarını götürebilecekleri bu ölçekte bir alan bulunmadığını, şimdi ise çocuklarının boş zamanlarını daha verimli ve keyifli geçirdiğini söylüyor. Çocuklar ise yeni arkadaşlıklar kurduklarını, farklı atölyelerde eğlenirken öğrendiklerini ve kampüsün kendileri için adeta bir mutluluk alanına dönüştüğünü anlatıyor.




