Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesinde, bedenlerini bilimsel çalışmalar ve tıp eğitimi için bağışlayan kişiler anıldı. Anatomi Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen törende, beden bağışının geleceğin hekimlerinin yetişmesindeki önemi ele alınırken bugüne kadar beden bağışında bulunan kişi sayısının 177’ye ulaştığı açıklandı.
24-31 Ekim Beden Bağışı Farkındalık Haftası kapsamında Tıp Fakültesi Türkan Saylan Amfisinde gerçekleştirilen “Tıbbın Sessiz Öğreticilerini Anma ve Teşekkür Töreni”ne akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, bedenlerini bilime bağışlayan kişilerin tıp eğitimine sağladığı katkılar anlatıldı.
2009 YILINDA BİR BAĞIŞ KADAVRASI VARDI
Törende konuşan Anatomi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Deniz Uzmansel, Mersin Üniversitesinde beden bağışı konusunda yıllar içerisinde yaşanan gelişmeleri paylaştı.
Uzmansel, 2009 yılında anatomi laboratuvarında yalnızca bir bağış kadavrası bulunduğunu, bugün ise laboratuvarda kullanılan kadavraların yarısının bağış yoluyla temin edildiğini belirtti.
Beden bağışçılarının sayısının 177’ye ulaştığını ifade eden Uzmansel, insan anatomisinin öğrenilmesinde kadavra çalışmalarının önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.
Uzmansel ayrıca, eğitim amacıyla anatomi laboratuvarına ulaştırılan kimsesiz kişilerin bedenlerinin de tıp eğitimine katkı sağladığını belirterek bu katkıların saygıyla anılması gerektiğini söyledi.
TIP EĞİTİMİNDE ETİK DEĞERLERİN ÖNEMİ VURGULANDI
Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Ünal, hekimlik eğitiminin yalnızca teorik bilgi edinmekten ibaret olmadığını belirtti.
Tıp öğrencilerinin bilgi ve becerilerini geliştirirken mesleki tutum ve etik değerleri de benimsemeleri gerektiğini ifade eden Ünal, anatomi eğitiminin hekimlik mesleğinin temel aşamalarından biri olduğunu söyledi.
Kadavra üzerinde gerçekleştirilen uygulamaların öğrencilerin insan bedenini daha iyi tanımasına olanak sağladığını aktaran Ünal, kendi eğitim hayatında ilk kez 1988 yılında kadavrayla karşılaştığını ve bu deneyimin mesleki gelişiminde önemli bir yer tuttuğunu anlattı.
Ünal, geleceğin hekimlerinin doğruluk, dürüstlük, saygı ve sorumluluk ilkeleri doğrultusunda yetişmelerinin önemine dikkat çekti.
BEDEN BAĞIŞININ BİLİME KATKISI ANLATILDI
Tıp Tarihi ve Etik Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oya Ögenler ise törende gerçekleştirdiği “Ölümsüzlük” başlıklı konuşmasında, beden bağışının bilimsel bilginin yeni kuşaklara aktarılmasındaki rolünü değerlendirdi.
Ögenler, bedenlerini bağışlayan kişilerin öğrencilerin teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürmesine katkı sağladığını belirtti.
Bilimsel bilginin kuşaktan kuşağa aktarılmasını beden bağışının kalıcı etkilerinden biri olarak değerlendiren Ögenler, bağışçıların tıp eğitimine sunduğu katkının önemini vurguladı.
ÖĞRENCİDEN DUYGULANDIRAN ŞİİR
Anma programında Tıp Fakültesi öğrencisi Yavuz Selim Fırat tarafından bir kadavranın ağzından kaleme alınan duyguları yansıtan şiir seslendirildi.
İnsan bedenine saygı, sevgi ve minnetle yaklaşılması gerektiğini anlatan şiirin ardından Fırat’a teşekkür belgesi, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Ünal tarafından takdim edildi.
Tören, bedenlerini bağışlayarak hekimlerin yetişmesine ve bilimsel eğitime katkıda bulunan kişilerin anılmasıyla sona erdi.





