Mersin’de simide gelen yeni zam, vatandaşın mutfağındaki daralmayı bir kez daha görünür hale getirdi. Kentte simit ve poğaçanın fiyatı 15 liradan 20 liraya yükselirken, kahvehane ve çay ocaklarında bir bardak çayın da en düşük 20 liradan satılması, özellikle dar gelirli yurttaşların günlük yaşamını doğrudan etkiledi. Bir dönem en hesaplı kahvaltı seçeneği olarak görülen çay-simit ikilisi, artık birçok kişi için bütçeyi zorlayan bir harcama kalemine dönüştü.
Yeni fiyatlarla birlikte Mersin’de sabah kahvaltısını bir simit ve bir bardak çayla geçirmek isteyen bir kişinin cebinden günlük 40 lira çıkacak. Bu rakam aylık hesaplandığında 1200 liraya ulaşıyor. Yani yalnızca güne mütevazı bir kahvaltıyla başlamak isteyen bir emekçi bile ay sonunda önemli bir maliyetle karşı karşıya kalıyor.
Zamlı tarife, alım gücündeki düşüşü de net biçimde ortaya koydu. Yapılan hesaplamalara göre, daha önce asgari ücretle 1871 simit alınabilirken, son artışın ardından bu sayı 1403’e geriledi. Böylece simit, vatandaşın cebindeki erimeyi gösteren yeni sembollerden biri haline geldi.
Çay ve simidin toplamda 40 liraya ulaşması, temel tüketim kalemlerinin bile artık dar gelirli için kolay erişilebilir olmaktan çıktığını gösteriyor. Asgari ücretle çalışan bir kişi, aylık maaşıyla yalnızca 701 porsiyon çay-simit alabiliyor. Bu tablo, en sade beslenme alışkanlığının bile artık ekonomik baskının gölgesinde kaldığını gözler önüne seriyor.
Dört kişilik bir ailenin her bireyinin günde üç öğün yalnızca bir simit ve bir çayla beslendiği varsayıldığında ortaya çıkan tablo daha da çarpıcı hale geliyor. Bu durumda aylık harcama 14 bin 400 lirayı buluyor. Toplam geliri 28 bin 75 lira olan asgari ücretli bir ailenin elinde ise kira, fatura, ulaşım ve diğer tüm temel ihtiyaçlar için sadece 13 bin 675 lira kalıyor.